Acil Durum Fonu Nasıl Oluşturulur
Acil durum fonu fikrini ciddiye almam için başıma bir şey gelmesi gerekti. Yıllar önce çalıştığım şirkette işten çıkarmalar başladığında, hesabımda tam olarak bir buçuk aylık gideri karşılayacak kadar para vardı. O dönemi kredi kartıyla, borç öteleyerek ve bir arkadaşımdan ödünç alarak geçirdim. İş buldum, borçları kapattım ama o üç ayın stresi bende kalıcı bir iz bıraktı. O günden beri acil durum fonunu yatırımdan da, borç kapatmadan da önce gelen bir öncelik olarak görüyorum. Aşağıda kendi denediğim, kimini yanlış yapıp düzelttiğim yöntemleri anlatacağım.
Şunu baştan söyleyeyim: acil durum fonu bir yatırım aracı değil. Getiri kovalamak için değil, uykunuzu kaçırmamak için var. Finansal güvenlik ve tasarruf denkleminde bu fon zemini oluşturur; zemin sağlam olmadan üstüne hisse, fon, ev kurmaya çalışmak beni her seferinde geri adım atmaya zorladı.
Ne Kadar Biriktirmeli: Rakamı Kendi Hayatınıza Göre Belirlemek
"Üç ila altı aylık gider" tavsiyesini herkes duymuştur. Ben bu aralığı bir formül değil, bir başlangıç noktası olarak kullanıyorum. Çünkü aynı maaşı alan iki kişinin risk profili tamamen farklı olabiliyor.
Gelir, gider değil: hesabı doğru tabandan başlatın
İlk hatam fonu maaşımın katı olarak düşünmekti. Doğrusu zorunlu aylık giderinizin katı. Kira, aidat, faturalar, market, ulaşım, kredi taksitleri, sigorta primleri, varsa çocuğun okul masrafı. Restoran, tatil, hobi bütçesi buraya girmez; işsiz kaldığınızda bunları ilk siz keseceksiniz. Bende bu ayrım fonun hedef büyüklüğünü yaklaşık üçte bir oranında küçülttü, yani hedef bir anda ulaşılabilir hale geldi. Zorunlu gider kalemlerini net görmek için aylık bütçe çalışmasını bir kez düzgün yapmak şart; kalem kalem yazmadan tahminle yürüdüğüm dönemde rakamı sürekli olduğundan düşük sanmışım.
Kaç ay? Risk profilinize göre kademelendirin
Kendime şu soruları soruyorum: İşimi kaybetsem yerine benzer maaşlı bir iş bulmam kaç ay sürer? Gelirim maaş gibi düzenli mi, projeye mi bağlı? Evde tek gelir mi var? Bakmakla yükümlü olduğum kişi var mı?
| Durum | Önerdiğim aralık |
|---|---|
| Kamuda veya çok istikrarlı bir işte, eşi de çalışıyor | 3 aylık zorunlu gider |
| Özel sektör, tek gelir, konut kredisi var | 6 aylık zorunlu gider |
| Serbest çalışan, freelance, komisyon ağırlıklı gelir | 9-12 aylık zorunlu gider |
Serbest çalışmaya geçtiğim dönemde fonu altı aydan dokuz aya çıkardım ve bunu yaptığıma en çok, iki ay üst üste tahsilat gecikmesi yaşadığımda sevindim.
Sıfırdan başlıyorsanız: ilk hedef bir maaş değil, bir kalkan
Altı aylık gideri düşünmek yıldırıcı. Ben iki basamak kullanıyorum. Birinci basamak: tek kalemde çıkabilecek en büyük beklenmedik masraf kadar para. Genelde bu, bir diş tedavisi, kombi değişimi ya da araç arızası oluyor. Bu tutar hesapta durduğu andan itibaren kredi kartına sığınma refleksim bitti. İkinci basamak: aylık gider katlarına doğru yürümek. Yüksek faizli tüketici borcu olan biri için ise sıra şöyle: küçük kalkanı kur, sonra borcu hızla erit, sonra fonu tam boyuta getir. Yüzde kırklarda faiz işleyen bir borç varken altı aylık fon biriktirmeye çalışmak matematiksel olarak kaybettiriyor.
Fonu Gerçekten Kurmak ve Ona Dokunmamak
Rakamı bilmek kolay kısımdı. Zor kısım, o parayı ay sonuna kadar hayatta tutmak.
Otomatik talimat, iradeden daha güvenilir
Yıllarca "ay sonunda kalanı biriktiririm" dedim, hiç kalmadı. Maaş günü otomatik transfer talimatı verdiğim ay her şey değişti. Tutarı gösterişli tutmadım; gelirin yüzde onuyla başladım, üç ayda bir yüzde bir artırdım. Zam aldığım aylarda ise zammın yarısını doğrudan talimata ekledim, yaşam standardım yükselmediği için hissetmedim bile. Prim, ikramiye, vergi iadesi gibi düzensiz gelirlerin yarısını fona yönlendirmek de hedefi aylar öncesine çekti.
Parayı nereye koymalı: erişilebilir ama görünmez
Acil durum fonu üç özellik ister: anaparası dalgalanmasın, bir iki gün içinde nakde dönsün, her gün gözünüzün önünde durmasın. Ben fonu maaş hesabımdan farklı bir kurumda, kartı olmayan bir hesapta tutuyorum. Vadesiz hesapta enflasyona yeniliyorsunuz; ben 32 günlük vadeli mevduat basamakları kuruyorum, yani parayı dörde bölüp haftalık aralıklarla vadeye yatırıyorum. Böylece her hafta bir dilim çözülebilir hale geliyor, tamamı hiçbir zaman kilitli kalmıyor. Kısa vadeli para piyasası fonları da benzer işi görür; kriter getiri oranı değil, ihtiyaç anında ne kadar hızlı ulaşabildiğim. Bu parayı hisse senedinde ya da enflasyona karşı korunma amaçlı uzun vadeli araçlarda tutmayı bir kez denedim; ihtiyaç duyduğum ay piyasa düşüktü ve zararına satmak zorunda kaldım. Bir daha yapmam.
"Acil durum" tanımını yazıya dökün
Fonu eritmenin en sinsi yolu, tanımı esnetmek. Kendime yazdığım kural şu: acil durum beklenmedik, zorunlu ve ertelenemez olmalı. Üçü birden yoksa acil durum değil. İndirimdeki telefon, planlanan tatil, uzun süredir bilinen vergi ödemesi bu tanıma girmiyor. Fondan para çekildiğinde de bir kuralım var: aynı ay içinde geri doldurma planını takvime yazıyorum, yoksa açık kalıcı hale geliyor. Ayrıca sağlık, konut ve s